Birand'ın Günlüğü

bugün okuduğum en güzel şey

- Haftasonu yediğim karides miğdeme ve bağırsaklarıma vurdu. O kadar su kaybettim ki, şifayı serum taktırmakta buldum.

- Eşim Cemre hastabakıcı olmadığı için (!) işi bilen kişilere kendimi teslim ettim. Suyum yerine geldiğinde tekrar ekrandayım!

- Sevgili arkadaşlar,Bugün biraz daha iyiyim. Bu gece doktorlar çıkartmak istediler, ancak bir gün daha kalmayı tercih ettim.

- Zehirlenmenin bu kadar güç birşey olduğunu düşünmemiştim. Bana gösterdiğiniz ilgiye kalben çok çok teşekkür ederim.

- Bu haftasonuna kadar dinleneceğim. Maalesef yazılarımı bile yazacak halim kalmadı. Pazartesinden itibaren yeniden başlayacağım.Sevgilerimle

- Ben hayatimda her türlü hastalığı düşünebilirdim de,ishal'in bir insani böylesine perişan duruma sokabileceğini tahmin edemezdim.

- Her gün kalkıyorum,"yarın tamam"diyorlar.Gece oluyor,karanlık çöküyor ve devam.5 gün oldu.Dün iyiydim,gece yine bozuldum.Bugun biraz iyiyim

- Simdi korkuyla geceyi bekliyorum.Haftasonu en büyük ümidim.Olacak olacakta,nasil olacağını bende merak ediyorum.

- Amma zor işmiş bu kardeşim.Bundan böyle, etrafımda ufak tefek şeylerden dolayı şikayet edene rastlarsam valla dövecem. Hepinize sevgiler.

- Sevgili arkadaşlar, ishalim nihayet bitti. Yine de o kadar yorgun düşüyor ki insan, bugün yarın dinlenmeye ihtiyacım var.

- Şimdi, geçmiş çağlarda neden insanların ishalden öldüklerini daha iyi anlar oldum. Allah hiçbirinize vermesin. Hepinizi çok seviyorum...

NTK

insanların çoğu mızmız, herkes halinden yakınıyor, daha fazlasını istiyor. sürekli söylenen, memnun olmayan, tamah eden, göz koyan, diline dolayan, sahip olduğu nimetleri görmeyi beceremeyen bu insanlardan ve adet edindikleri yılgınlıktan hazzettiğimi söyleyemem. herkeste bir bunalım, bir bitse de gitsek kafası, bir küçük emrahlık, bir kolpa nihilizm, yaşamaktan bıkmışlık, ölmeye susamışlık, bir nankörlük, gayri ahlaki ve gayri insani memnuniyetsizlik. dünyanın yükü omuzlarındaymış gibi yaygara yapan, terennümlü ağlayan, aciz varlığını kıymetli kılacak bir nebze gayretten yoksun, iki kıytırık işi idare edemeyip sabah uyanmaya bile üşenen, kendi zelil anlamsızlığı içinde boğulan insanlar. elimde olsa toptan defedeceğim, yahut gözümün görmeyeceği bir yere dezenfekteye göndereceğim birkaç mikrop, bir avuç şımarık sünepe.

lakin "hazzetmiyorum diyerek kesip atmak yerine, anlamaya çalışıp nasihat etmek" şiarı gereği, elimden gelen bir şey var mıdır, muhatabıma işaret edebileceğim bir anlam sözkonusu mudur diye düşünmeden edemiyorum. çünkü hepimiz o çukura mütemadiyen girip çıkıyoruz, bir elimizden gelen öbür elimizce engelleniyor, ülkemizde ve dünyamızda binbir çetin mevsim yaşanıyor. o yüzden acziyete düşmek değil, o acziyete sıkışıp kalmaya çalışmak çok büyük ayıp.

böylece ben de, mütemadiyen yakınan bu sümsük kardeşlerimizin sahip oldukları sayısız nimeti tespit amacıyla Nimet Tespit Kurulu'nda tek başıma, günün her saati görev başındayım. Kurul olarak, şikayetleri dinliyor, memnuniyetsiz tavırları itinayla feshediyor ve ilgili kişilerin hayatlarındaki lütufları, kıymetli nüveleri tespit etmeye uğraşıyorum. eğer karşımdaki kişi tenkidimi dinleyebilecek kıvamdaysa usturuplu bir şekilde gerekli izahati yapıyorum ki bu uygulama, Nimet Tespit Kurulu'nun ikinci işlevini ortaya koyuyor: Nankör Tenkit Kurulu oluşunu. böylece 'nimeti tespit ve nankörü tenkit' ederek, hangi ahval ve şeraitte bulunulursa bulunulsun, körkütük şikayet etmenin insanın cevherini gölgelemekten başka işe yaramayacağını ifade etmeye çalışıyorum.

Nimeti Tespit ve Nankörü Tenkit görevini, anlamsızlıkla boğuşan tüm insanevlatlarına hassaten öneriyorum.